
Pankreas kanseri, erken dönemde belirti göstermemesi ve genellikle ileri evrelerde fark edilmesi nedeniyle en yüksek ölüm oranına sahip kanser türleri arasında yer alıyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, tıp dünyasında heyecan yaratan ve hastalığın erken safhada yakalanmasını sağlayan yeni bir bilimsel çalışmanın detaylarını paylaştı.
Japonya’daki Kanazawa Üniversitesi’nden Dr. Yamashita başkanlığındaki bir araştırma ekibi, basit bir kan testinin erken evre pankreas kanserini yüksek oranda tespit edebildiğini ortaya koydu.
KLASİK TESTLERİN YALNIZCA YÜZDE 10 YAKALAYABİLDİĞİ EVREYİ DOĞRU TESPİT ETTİ
Araştırmacıların, daha önce geliştirdikleri ve kandaki gen aktivitesini tümör belirteci “CA19-9” ile birlikte değerlendiren “Panregza” adlı testi erken evre hastalarda denediğini aktaran Prof. Dr. Coşkun, çalışmanın çarpıcı sonuçlarını şu sözlerle özetledi:
“Bu amaçla evre 0-1 pankreas kanseri tanısı almış 10 hasta ile 104 sağlıklı kişinin kan örnekleri karşılaştırıldı. Sonuçlar oldukça çarpıcı çıktı: Kandaki gen aktivitesine bakan test, erken evre kanserli hastaları yüzde 90 doğru tespit etti. Buna karşılık, rutin kullanılan tümör belirteci CA19-9 ise bu hastaların yalnızca 10’da 1’ini (yüzde 10) yakalayabildi. Bu da gen testinin, klasik kan tahliline göre çok daha güvenilir bir erken uyarı sistemi olabileceğini gösteriyor.”
EVRE 0’DA YAKALANAN HASTALARDA SAĞKALIM ORANI YÜZDE 100
Pankreas kanserinde erken teşhisin cerrahi müdahale ile tamamen iyileşme şansı sunduğunu ancak hastaların çok az bir kısmının bu fırsatı yakalayabildiğini belirten Prof. Dr. Coşkun, hastalığın evresi ile hayatta kalma oranı arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti:
“Yamashita ve arkadaşlarına göre bu bulgunun önemi büyük, çünkü pankreas kanserinde evre 0’da yakalanan hastalarda beş yıllık sağkalım oranı yüzde 100’e kadar çıkabiliyor. Evre ilerledikçe bu oran hızla düşüyor. Yani hastalığın ne kadar erken yakalandığı, hastanın hayatta kalma şansını doğrudan belirliyor.”
“KAPSAMLI ÇALIŞMALARLA DOĞRULANMASI GEREKİYOR”
Geliştirilen bu yöntemin sinsi hastalıkla mücadelede umut verici bir basamak olduğunu kaydeden Prof. Dr. Uğur Coşkun, testin henüz yaygınlaşmadan önce geniş hasta grupları üzerinde daha kapsamlı araştırmalarla doğrulanması gerektiğinin altını çizdi. Coşkun, özellikle ailesinde pankreas kanseri öyküsü bulunan ya da yüksek risk grubunda yer alan bireylerin, hekimleriyle koordineli bir şekilde düzenli takip ve tarama seçeneklerini değerlendirmesinin hayati önem taşımaya devam ettiğini vurguladı.

