Banyonuzdaki sessiz düşman! Lifiniz sizi temizliyor mu, zehirliyor mu?

Img

Uzmanlara göre ister doğal ister sentetik olsun, liflerin gözenekli yapısı ölü deri hücrelerini, kiri ve nemi içine hapsediyor. Bu durum da zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalması için kusursuz bir zemin hazırlıyor.

Uzun süre temizlenmeden kullanılan liflerde E. coli, Stafilokok, Streptokok ve Pseudomonas aeruginosa gibi tehlikeli bakterilerin yanı sıra çeşitli mantarlar da çoğalabiliyor. Bu mikroorganizmalar, özellikle hassas ciltlerde enfeksiyon riskini ciddi oranda artırıyor. Ayrıca lifin cilde sertçe sürtülmesinin yarattığı mikro çizikler, bu bakterilerin vücuda girmesini kolaylaştırıyor.

Lif kullanırken enfeksiyon riskini azaltmak için hijyen kurallarına dikkat etmek büyük önem taşıyor. Her kullanımın ardından lifin iyice durulanması ve fazla suyunun sıkılarak kurutulması gerekiyor. Sürekli nemli kalan duş kabinleri yerine hava alan, kuru bir alanda muhafaza edilmesi gereken liflerin haftada en az bir kez temizlenmesi şart. Bunun için lifi seyreltilmiş çamaşır suyunda yaklaşık 5 dakika bekletip bol suyla durulayabilir, eğer sentetik bir lif kullanıyorsanız bulaşık makinesinde yıkayarak da dezenfekte edebilirsiniz.

Dermatologlar, duş liflerinin yüz ve genital bölge gibi hassas alanlarda kullanılmasını kesinlikle önermiyor. Ayrıca tıraş sırasında oluşan küçük kesiklerin bakterilere davetiye çıkarması nedeniyle, tıraş sonrasındaki ilk birkaç gün boyunca liften uzak durulması tavsiye ediliyor. Cilt sağlığını korumak adına, lif kullanımını haftada bir ya da iki kez ile sınırlandırmak çoğu kişi için yeterli kabul ediliyor.

Liflerin kullanım ömrü yapıldığı malzemeye göre değişiklik gösteriyor. Doğal liflerin 3-4 haftada bir, sentetik liflerin ise yaklaşık 2 ayda bir değiştirilmesi gerekiyor. Ancak bu sürelerden bağımsız olarak; lifte küflenme görülmesi, kötü koku oluşması veya renginin değişmesi halinde hiç beklenmeden yenisiyle değiştirilmesi öneriliyor.

yok

Author: Mehmet Aydın